Bahçemde 14 adet Symphytum officinale bitkisi var — hepsini yurtdışından kök olarak getirdim. Dar yapraklı, klasik karakafes çeşidi; hem arıları çekiyor hem de toprağı besliyor. Yeşil gübre olarak kullanımı, hızlı büyümesi ve bahçeye katkısı hakkında bildiklerimi paylaşıyorum.
Karakafes otu (Symphytum officinale), permakültür bahçelerinin vazgeçilmez bitkilerinden biridir. Ben de birkaç yıl önce yurtdışından kök olarak getirdiğim bu bitkiyi bahçeme ekledim. Şu an bahçemde 14 adet var ve her biri son derece hızlı büyüyor.
Bahçemdeki çeşit, klasik Symphytum officinale — yani Bocking 14 gibi özel ıslah çeşitlerinden değil, dar yapraklı, standart karakafes. Bocking 14 ile karşılaştırıldığında yaprakları daha dar ve bitki biraz daha küçük kalıyor; ama bahçe için işe yararlık açısından hiçbir farkı yok.
Karakafes otunun en büyük özelliği derin köklerle yeraltından potasyum, kalsiyum ve azot gibi besinleri yüzeye taşımasıdır. Bu besinler yapraklarda birikirken bitkinin kendisi de hızla büyür. Ben yaprakları kestikten sonra doğrudan bahçe yataklarına seriyorum ya da su dolu bir kovada birkaç gün bekleterek sıvı gübre yapıyorum.
Bahçemde çiçek açtığında karakafes, arılar için bir mıknatısa dönüşüyor. Çan şeklindeki mor-mavi çiçekler hem bal arılarını hem de yaban arılarını çekiyor. Bir permakültür bahçesinde tozlaşmayı desteklemek kritik — karakafes bu konuda büyük katkı sağlıyor.
Karakafes otunun bir dezavantajı var: çok hızlı çoğalıyor. Kökünden en küçük bir parça bile yeni bitki oluşturuyor. Bu yüzden yerini iyi seçmek gerekiyor. Ben bahçenin kenarlarına ve meyve ağaçlarının altına dikmeyi tercih ettim — hem toprak iyileştirici hem de taç altı örtü bitkisi olarak çalışıyor.
14 bitkiyle artık her sezon bol bol yaprak kesip kullanabiliyorum. Bahçenin en çalışkan ve en cömert bitkilerinden biri oldu.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.