Bahçemizdeki che ağacının (Maclura tricuspidata) meyveleri bu sene olgunlaştı, toplayıp yemeye başladık. Dut ve incir arası bir tat, pürüzlü kırmızı kabuğunun altında tatlı ve sulu bir iç saklıyor.
Che (Maclura tricuspidata, eski adıyla Cudrania tricuspidata), dut ve incirle aynı familyadan (Moraceae) bir ağaç - Çin kökenli, Kore ve Japonya'ya kadar yayılmış. İngilizce'de 'che', 'mandarin melonberry' ya da ilginç bir şekilde 'silkworm thorn' (ipekböceği dikeni) gibi adlarla anılıyor. Genç dalları dikenli, yaşlandıkça dikenleri azalıyor; geniş, yayılan bir taç oluşturuyor ve olgun boyu yaklaşık 7-8 metreye, bazen daha fazlasına ulaşabiliyor. Dişi ağaçlar erkeklerden genelde daha iri ve gösterişli oluyor.
Meyve aslında tek bir meyve değil, küçük drupçukların bir araya gelmesiyle oluşan bir 'birleşik meyve' - tıpkı dut gibi. 2-5 santimetre çapında, düzensiz yuvarlak, pürüzlü/yumru yumru bir yüzeyi var, olgunlaştıkça kırmızıdan koyu bordoya donuyor, üstünde siyah benekler oluşuyor. Henüz sert haldeyken tadı neredeyse yok denecek kadar düz, ama tam yumuşak-olgun hale geldiğinde hafif tatlı bir tat açığa çıkıyor - en çok karpuz, incir ya da duta benzetiliyor. İç yapısı sulu ve biraz çiğnemsi; içinde küçük, yenilebilir kahverengi çekirdekler olabiliyor (bazı tohumsuz çeşitlerde hiç yok).
Che, dioik bir tür - yani erkek ve dışı çiçekler ayrı ağaçlarda açıyor. Erkek ağaçlar hiç meyve vermiyor; dişi ağacın meyve bağlayabilmesi için yakınlarda bir erkek ağaca ihtiyacı var, rüzgarla tozlanıyor ve etkili mesafe genelde birkaç metre ile sınırlı. (Tohumsuz 'Darrow' ve 'Norris' gibi bazı çeşitler partenokarpik - yani erkek ağaç olmadan da meyve veriyor, ama bu durumda yakınlarına erkek ağaç dikilmemesi öneriliyor, çünkü tozlanırsa tohumlu meyveye donusuyor.)
İngilizce adındaki 'silkworm thorn' tesadüfen gelmemiş - tarihsel olarak Çin'de bu ağacın yaprakları, dut yaprağının yerine ipekböceği beslemede kullanılmış; bu yapraklarla beslenen ipekböceği ipeğinin özellikle telli çalgılarda kullanılan tel yapımına uygun olduğu söyleniyor. Dikenli gövdesi ise bu kullanımın yaygınlaşmasını sınırlamış.
Tam güneş istiyor, hafif asidik ve kumlu toprakları tercih ediyor ama farklı toprak tiplerine de tahammüllü. Kuraklık dayanıklılığı yüksek, ama su birikintışıne/bataklık koşullara karşı hassas. Soğuğa oldukça dayanıklı (USDA Bölge 5-9, yaklaşık -20 derece santigrat gibi düşük sıcaklıklarda bile dayanabiliyor). Ciddi bir hastalık ya da zararlı sorunu bildirilmemiş, ama bu konuda tek kaynaktan gelen bir bilgi, zamanla kendi gözlemlerimizle teyit edeceğiz.
Taze yenebiliyor, smoothie ve salatalarda kullanılabiliyor, reçel/jöle yapımına uygun, kurutulabiliyor. Çin'de şarap yapımında da kullanıldığı belirtiliyor. Kök kabuğunun Kore/Doğu Asya geleneksel tıbbında çeşitli amaçlarla kullanıldığına dair bilimsel literatürde çalışmalar var, ama bunu bir tedavi tavsiyesi olarak değil, tarihsel/etnobotanık bir bilgi olarak aktarıyorum.
Bu sene che ağacımızın meyveleri olgunlaştı ve toplayıp yemeye başladık - pürüzlü kırmızı kabuğun altındaki o tatlı, sulu iç gerçekten hoş bir sürpriz. Dut ve incir arası bir tat diyebilirim, ama kendine özgü bir yani da var. İlk hasadımız olması ayrı bir heyecan kattı.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.