Kumkatin bilimsel adi Citrus japonica, eski siniflandirmalarda Fortunella margarita olarak da geciyor. Turunçgiller (Rutaceae) ailesinden, ama diger narenciyelerin aksine kabugu ince ve tatli, ic eti ise eksi. Yani limon gibi soyulmadan, kabuguyla birlikte yeniyor.
Bodur yapisi kumkatin en buyuk avantaji, kucuk bahcelere hatta saksiya bile rahatlikla sigiyor. Herdem yesil oldugu icin kis aylarinda da bahceye yesillik katiyor, sik dallari kucuk bir ruzgar kirani gibi is goruyor. Fotografta gordugunuz gibi su an tam ciceklenme doneminde, beyaz yildiz seklindeki cicekleri arilar icin onemli bir bal kaynagi.
Kumkatin en ozel tarafi kabuguyla birlikte yenmesi, digerbir turunçgilde bu pek olmaz. C vitamini agirlikli olarak kabukta yogunlasiyor, tatli kabuk ile eksi ic et bir arada ilginc bir tat dengesi olusturuyor. Taze de yenebiliyor, ama en cok receline ve marmelatina bayiliyorum, kabuklu oldugu icin pisince de dagilmiyor.
Iyi drenajli, gunes alan bir yer istiyor, diger narenciyeler gibi asiri sulamadan hoslanmiyor. Sakarya kislarinda diger turunçgilere gore biraz daha dayanikli, kisa sureli hafif donlari kaldirabiliyor, yine de sert kis gecelerinde koruma altina almakta fayda var. Duzenli ama olculu sulama ve yilda bir iki kez organik gubre yeterli oluyor.
Bahcemizdeki narenciyeler arasinda en az sorun cikaran bu. Her yil duzenli meyve aliyoruz, bakimi digerlerine gore daha kolay. Su an ciceklenme doneminde, kokusu bahcenin bu bolumunu tamamen sariyor, hasat zamani geldiginde de aile olarak en cok bekledigimiz meyvelerden biri oluyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.