Keciboynuzu, botanik adiyla Ceratonia siliqua, Fabaceae (baklagiller) familyasindan, Akdeniz havzasina ozgu, yaprak dokmeyen bir agactir. Ilginc bir nokta: baklagiller familyasindan olmasina ragmen, cogu baklagilin aksine guclu bir azot baglama ozelligi gostermez - yani 'baklagil oldugu icin toprak icin de faydalidir' genellemesi keciboynuzu icin tam olarak gecerli degil. Keciboynuzu, cok uzun omurlu bir agac; bazi ornekleri yuzlerce yil yasayabiliyor. Ayrica cogunlukla dioik bir tur, yani erkek ve disi cicekler ayri agaclarda bulunuyor - bu detay, meyve alip almayacaginizi belirleyen en kritik unsurlardan biri.
Keciboynuzu, permakultur bahcesi icin uzun vadeli, cok yonlu bir yatirim. Derin kok yapisi sayesinde bir kere yerlestikten sonra olaganustu kurakliga dayanikli hale geliyor, hatta fakir ve kayalik topraklarda bile basariyla yetisebiliyor. Yaprak dokmeyen bir agac oldugu icin yil boyunca yesil kaliyor, ruzgar perdesi ya da golge agaci olarak da degerlendirilebilir. Meyveleri (baklalari) hem insan hem hayvan beslenmesinde kullanilabildigi icin, bahce sisteminde birden fazla fonksiyon ustlenen 'coklu kullanim' agaclarindan biri. Ama en onemli permakultur dersi belki de sabir: keciboynuzu, hizli sonuc bekleyen bir bahcivan icin degil, gelecek nesillere de birakilacak bir sistem kuran bahcivan icin anlamli bir agac.
Keciboynuzunun uzun, kahverengi baklalari olgunlastiginda toplanip kurutulur ve ogutulerek keciboynuzu tozu haline getirilir - kafeinsiz, dogal tatli, kakao alternatifi olarak bilinir. Turkiye'de ozellikle Akdeniz kiyisinda uretilen keciboynuzu pekmezi de cok taninan bir gelenek urunudur. Tohumlarindan elde edilen sakiz (keciboynuzu sakizi, gida sanayisinde E410 kodulu bir kivam arttirici olarak kullanilir) da onemli bir yan urundur. Halk arasinda keciboynuzu, sindirim sistemini rahatlatici, hafif astrenjan (sikistirici) etkisiyle bilinir, ozellikle cocuklarda ishal durumlarinda geleneksel olarak tercih edilmistir. Efsaneye gore, Vaftizci Yahya'nin colde yedigi 'cekirge ve yaban bali'nin aslinda keciboynuzu baklalari oldugu da soylenir - bu yuzden Ingilizce'de 'St. John's Bread' (Aziz Yahya'nin Ekmegi) olarak da anilir.
Keciboynuzu, tam gunes seven, iyi drene olan hemen her toprakta yetisebilen dayanikli bir agac. Klasik Akdeniz iklimine uygun oldugu icin, sert ve uzun donlardan hoslanmaz - olgun bir agac hafif donlara (-7C, -10C civarina) dayanabilse de, genc fideler cok daha hassastir. Bu agacin en bilinen ozelligi genc yaslardaki yavas buyume hizi: cogu kaynak, keciboynuzunun ilk cicek acmasi ve meyve vermesi icin 6 ila 15 yil arasinda bir sureye ihtiyac duyabildigini belirtiyor, ve tam verimli hale gelmesi cok daha uzun surebiliyor. Bir de tohumdan yetistirilen agaclarda cinsiyet belirsizligi var: eger agac dioik ise ve erkekse, hicbir zaman meyve vermeyecek; disi ise, meyve baglamasi icin yakinlarda bir erkek agaca (ya da erkek cicekli bir dala asilanmis bir birey) ihtiyac duyabilir.
Bu keciboynuzu agacini bahceye diktigimden bu yana 5 yil gecti, ve itiraf etmeliyim ki buyume hizi beni hep biraz sabirsizlandirdi. Ama arastirdikca ogrendim ki bu agac icin bu tamamen normal: keciboynuzu, klasik olarak zaten yavas buyuyen bir tur, ustune bir de Sakarya'nin Akdeniz'e gore daha serin ve nemli iklimi eklenince, buyume hizinin daha da yavaslamasi sasirtici degil. Meyve gorup goremeyecegimiz sorusunun cevabi ise iki katmanli: birincisi zaman, agac henuz meyve verme yasina gelmemis olabilir; ikincisi ise cinsiyet, eger bu agac tohumdan yetistiyse ve erkekse, ne kadar beklersem bekleyeyim hicbir zaman meyve gormeyecegim demektir. Su an icin tek yapabilecegim sey, agaci izlemeye ve bakmaya devam etmek, ve birkac yil icinde cicek acip acmadigina dikkat etmek. Cicek acarsa, hangi tur cicek oldugunu (erkek mi, disi mi) anlamaya calisacagim - bu, bu agacin hikayesinin bir sonraki bolumu olacak.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.