Bahcemizde birden fazla seftali agaci var. Geçen yil monilya ve kivirik yaprak hastaligi diger seftalileri mahvetti. Dallar kuruydu, meyveler erken düstü, agaclar o bilindik hasta gorünümünü aldi. Ama bahcenin bir kosesindeki Karadeniz seftalisi oradaydi. Yapraklarinda biraz iz vardi ama meyve veriyordu. Ayaktaydi.
O anda anladim neden atalik cesitleri korumak bu kadar onemli. Onlarca yil, belki yuzlerce yil o topraklarda, o iklimde seçilmis, hayatta kalmis, kendini kanitlamis bir genetik yapi taşiyorlar. Laboratuvarda degil, bizzat dogada test edilmisler.
Karadeniz seftalisi, Türkiye nin Karadeniz bolgesinde yuzlerce yildir yetiştirilen yerel ve atalik seftali cesitlerine verilen genel isim. Tek bir cesit degil, bolgeden bolgeye farkli isimlerle anilan bir cesitler grubu. Ortak ozellikleri: Kucuk ve orta boy meyveler, yogun aroma, kimyasal ihtiyaci olmadan yetiştirilebilme ve hastaliklara karsi dogal direnc.
Ticari tarimda tercih edilmiyor. Cünkü kucuk meyveli ve duzenli sekilli degil. Market raflarina uygun degil. Ama tat ve direnc acisindan buyuk ticari cesitlerin cok onunde.
Seftali bahceciliğinin en buyuk sorunu iki hastalik: Monilya (Monilinia fructigena) ve Kivirik Yaprak (Taphrina deformans). Bu ikisi birlikte geldiginde kimyasal ilacsiz seftali yetistirmek neredeyse imkansiz hale geliyor.
Ticari cesitler bu hastaliklara karşı hassas. Sürekli ilac, sürekli mudahale istiyor. Karadeniz seftalisi ise onlarca yil bu hastalıklarla birlikte yasamis, hayatta kalmis ve direncli bireyler secilerek cogaltilmis. Bu dogal seleksiyon cok degerli bir miras birakıyor.
Fotograftaki meyve henüz olgunlasmamis. Olgunlasinca market seftalilerinden kucuk kalıyor. Ama tat ve aroma acisindan kiyaslanamaz. Yogun seftali kokusu, dengeli tatlilik ve asitlik, o yumusak dokusıyla gercek seftali tadini veriyor.
Kucuk meyve boyutu aslinda bir avantaj. Tat bilesikleri daha konsantre. Market seftali buyuk gorunmek icin su ve gubre ile besleniyor, tat ikinci planda kaliyor. Karadeniz seftalisi tam tersi: Kucuk ama yogun.
Bu blog yazisini yazmamdaki en onemli nedenlerden biri bu. Karadeniz seftalisi gibi yoresel cesitler kayit altinda degil. Kimse tam olarak hangi cesit oldugunu bilmiyor, nereden geldigini bilmiyor, genetik ozellikleri belgelenmemis.
Ama bahcemizde bu agac var ve o direnci gostermis. Bu bir veri. Gelecekte bu agactan alinacak cesitler, bu direkten yapilacak asılar, bu tohumlar bu direnci tasıyacak. En azindan bir yerde yazili olmasi gerekiyor.
Permakultürde biyoçesitlilik temel ilkelerden biri. Tek tip, tek cesit bahce savunmasiz bahcedir. Farkli cesitler, farkli direnc mekanizmalari, farkli olgunlasma zamanlari bahceyi guclu kilar.
Karadeniz seftalisi bu biyoçesitlilign somut ornegi. Ticari cesitler monilya ve kivirik yapraktan kirılırken, bu yoresel cesit ayakta duruyor. Bahce hem ticari cesitlerden hem de bu atalik cesitlerden olusuyor, ikisi birbirini tamamliyor.
Tam gunes sever. Iyi drene eden toprak ideal. Kirecci topraklarda demir eksikligine dikkat. Sulama: Düzenli ama asiri degil. Budama: Kis sonunda acik gobek budamasi, havalanma hastaliklari azaltiyor. Hastalik yonetimi: Kivirik yaprak icin ilkbaharda tomurcuk kabarma doneminde bakir spreyi yapilabilir. Monilya icin enfekte meyve ve dallari temizlemek en etkili yontem. Hasat: Agustos-Eylul, meyve yumusayinca.
Bahcenizde yoresel bir seftali cesidi varsa onun degerini bilin. Adini ogrenmaya calisin, kimden aldiginizi not edin, coğaltın ve paylasın. Bu cesitler kaybolmasin. Karadeniz seftalisinin bir gun bir hastalığa karsi tamamen direncli olabilecek genleri tasıdığını kimse bilemez. Bu yuzden korumak onemli.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.