Bahcemin bir bolumunde birkac yildir Ingiliz tarzi diye bilinen dogal bir peyzaj yaklasimi uyguluyorum. Duz sira sira dikilmis bitkiler yerine, cok yillik bitkilerin kendi aralarinda yarisip kaynasmasina izin veriyorum. Amac dizayn degil, bir ekosistem gorunumu yakalamak.
Bu yaklasim aslinda permakulturun "dogru bitkiyi dogru yere koy, sonra mudahaleyi azalt" prensibiyle orusuyor. Cok yillik bitkiler bir kere yerlesince her yil yeniden ekim yapmiyorsunuz, kok sistemleri derinlesiyor, topraga kok tutan bitkiler kuraklikta bile ayakta kaliyor.
Su an bu bolumde hicbir sey ekmiyorum. Sadece var olan cok yillik bitkilerin kendiliginden tohumlanmasina, yayilmasina ve kurumasina izin veriyorum. Mudahalem cok az: asiri yayilan birkac turu sinirlamak, patika kenarlarini acik tutmak disinda dokunmuyorum.
Fotografta gordugunuz hal, yazin sonuna dogru kurak donemin hali. Kure seklinde kurumus dikenli baslar, kahverengi tohum saplari, sararmis papatya cicekleri... Yesil bir bahceden cok, kurumus ve dokulu bir gorunum var. Ama bu cirkin degil, ben bunu bahcenin "dinlenme" hali olarak goruyorum. Kurumus tohum baslari kuslar icin besin, bosluklar arilar icin barinak oluyor.
Ilk basta bu kadar mudahalesiz birakmak bana da garip geldi, "bakimsiz mi gorunuyor" diye dusundugum oldu. Ama zamanla anladim ki bu bir bakimsizlik degil, farkli bir bakim sekli. Sulamiyorum, gubrelemiyorum, neredeyse hic budamiyorum, buna ragmen bu bolum her yil biraz daha zenginlesiyor.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.