Bu incirin fidanini Montenegro'da, Adriyatik kiyisinin kayalik/karstik arazisinde bir incir agacinin yanindan getirip kendi bahceme diktim. Simdi kendi agacimdan hasat ettigim meyvenin kabugu koyu mor-siyaha yakin, uzerinde hafif mavimsi-grimsi bir bugu (pruina) var, gozu (ostiole) kucuk. Icini kestiginizde ise soluk renkli ince bir kabuk tabakasinin altinda, merkeze dogru ince liflerin yayildigi, koyu kirmizi bir et cikiyor. Bunu arastirirken iki guclu aday buldum: 'Crnica' ve 'Miljska figa' (bir diger adiyla 'Miljevka'). Crnica icin kaynaklarda etin 'izrazito crvena' (belirgin kirmizi) oldugu yaziyordu, bu da fotografimdaki etle iyi ortusuyordu. Ama bilimsel bir pomoloji calismasinda gercek olculen agirliklara bakinca, Crnica'nin aslinda oldukca buyuk (76 gram) ciktigini, Miljska figa'nin ise test edilen sekiz cesit arasinda en kucugu (40.5 gram) oldugunu gordum - ki bu da agacimdaki meyvenin kucuk-orta boyuyla daha iyi ortusuyordu. Sonunda Miljska figa'ya karar verdim, ama bunu tam bir kesinlikle soyleyemem. Ustelik ilginc bir detay daha var: Sloven kiyi kaynaklarinda 'Miljska figa'nin yerel es anlamlilari arasinda 'crnica' da sayiliyor - yani belki de bu iki isim, ayni yerel cesidin farkli bolgelerdeki adlari. Miljska figa isminin kokeni de aslinda Montenegro degil, Sloven Istra'sindaki Trieste yakinlarinda bir yer olan 'Milje' (Muggia) ile iliskili gorunuyor - Montenegro'nun kendi yerel incir cesitlerini listeleyen kaynaklarda bu isme rastlamadim. Bu yuzden bunu 'kesin teshis' degil, arastirmaya dayanan en olasi tahmin olarak sunuyorum.
Bir bitkiyi tohum ya da fidan olarak bir yerden getirip kendi bahcenize dikmek, aslinda cok eski bir permakultur pratiginin devami - insanlar binlerce yildir seyahat ettikleri yerlerden degerli bulduklari bitkileri memleketlerine tasidilar, tipki bu incirin adinin kokeninin de Adriyatik kiyisi boyunca koyden koye tasinmis olmasi gibi. Miljska figa'nin kaynaklarda one cikan bir ozelligi, meyve catlamasina karsi yuksek direnci - bu da yagmurlu donemlerde urun kaybini azaltan, pratik acidan degerli bir ozellik. Farkli bir iklimden getirdiginiz bir cesidin kendi bahcenizde tutup meyve vermesi, ayni zamanda genetik cesitliligi kendi topraginiza tasimanin da bir yolu.
Incir genel olarak lif, potasyum ve antioksidan acisindan zengin bir meyve. Sekiz cesidi karsilastiran ayni pomoloji calismasinda, Miljska figa'nin test edilen tum cesitler arasinda en yuksek fruktoz (yani en tatli) ve en yuksek fenolik/antioksidan aktiviteye sahip cikmasi dikkat cekiciydi - bu da tadinin neden bu kadar yogun ve tatli oldugunu aciklayabilir. Bu bilgileri bir tibbi tavsiye olarak degil, meyvenin genel beslenme degerine dair bir arastirma notu olarak paylasiyorum.
Incir agaclari genel olarak tam gunes ve iyi drene olan topragi seviyor, kok bolgesi bir kere yerlestikten sonra kuraklige oldukca dayanikli hale geliyor. Kaynaklara gore Miljska figa'nin agaci orta-zayif gucte buyuyor ama duzenli ve yuksek verim veriyor, meyve catlamasina karsi dayanikliligi sayesinde taze tuketim icin degerli sayiliyor. Hasat donemi Agustos sonundan Ekim sonuna kadar uzuyor. Benim agacim da Montenegro'nun kayalik/kurak kosullarindan gelmis olmasina ragmen kendi bahcemin topraginda iyi tutmus ve duzenli meyve veriyor.
Bu fidani Montenegro'dan getirip diktigimde, tam olarak nasil bir incir cikacagini bilmiyordum. Simdi yillar sonra kendi agacimdan hasat ederken, o ilk dikim gunku merakimi hatirliyorum. Kestigimde ortaya cikan o koyu kirmizi et ve kabuktaki mavimsi bugu, beni bu cesidin kokenini arastirmaya itti. Tam ismini kesin olarak soyleyemesem de, bu incirin Adriyatik kiyisinin zengin ve karmasik incir mirasindan geldigini biliyorum - ve kendi bahcemde yetistirdigim bu agactan aldigim tat, ismindeki belirsizligi tamamen unutturacak kadar yogun ve tatli.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu sen yaz!
Yorum Yaz
Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.